[{"soz_id":"205","sozum":"affa uğramak","atara":" affa uğramak af","anlami":"bağışlanmak.","anahtar":"af","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"685","sozum":"alkış tufanı kopmak","atara":" alkış tufanı kopmak alkış","anlami":"sürekli ve coşkun alkış başlamak: 'Daha ilk nağmelerde meyhaneyi sarsan bir alkış tufanı koptu.' -<\/i>S. F. Abasıyanık.","anahtar":"alkış","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"705","sozum":"Allah manda şifalığı versin","atara":" Allah manda şifalığı versin Allah","anlami":" tkz.<\/i> çok veya ağır yemek yiyenler için söylenen bir söz.","anahtar":"Allah","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"911","sozum":"Arafat'ta soyulmuş hacıya dönmek","atara":" Arafat ta soyulmuş hacıya dönmek Arafat","anlami":"her şeyini kaybedip çırılçıplak kalmak, çaresiz kalmak.","anahtar":"Arafat","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"915","sozum":"aralarında dağlar kadar fark olmak","atara":" aralarında dağlar kadar fark olmak ara","anlami":"aralarında her yönden büyük ayrılıklar bulunmak, benzer nitelikler çok az olmak.","anahtar":"ara","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"1061","sozum":"aslı faslı olmamak","atara":" aslı faslı olmamak aslı faslı","anlami":"gerçekliği, doğruluğu bulunmamak: 'Birtakım aslı faslı olmayan ağrılar yaratan sıtma mikrobu gibi sinsi bir yorgunluk vardı.' -<\/i>S. F. Abasıyanık.","anahtar":"aslı faslı","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"1062","sozum":"aslı faslı yok","atara":" aslı faslı yok asıl","anlami":"yalan, uydurma.","anahtar":"asıl","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"1815","sozum":"beyaz sayfa açmak","atara":" beyaz sayfa açmak beyaz","anlami":"bir konuda geçmişi unutarak geleceğe umutla bakmak.","anahtar":"beyaz","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"1920","sozum":"bir anaya bir kız, bir kafaya bir göz","atara":" bir anaya bir kız bir kafaya bir göz ana","anlami":"bir başa bir göz ne kadar gerekli ise bir anneye bir kız da o denli gereklidir.","anahtar":"ana","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"1964","sozum":"bir dokun bin ah işit (dinle) (kâseifağfurdan)","atara":" bir dokun bin ah işit dinle kâseifağfurdan dokunmak ah işitmek dinlemek","anlami":"insanları konuşturmak için biraz dertlerini deşmek yeter.","anahtar":"dokunmak, ah, işitmek, dinlemek","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"1990","sozum":"bir gömlek fazla eskitmiş olmak","atara":" bir gömlek fazla eskitmiş olmak bir","anlami":"birinden daha yaşlı ve daha görmüş geçirmiş olmak.","anahtar":"bir","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"2208","sozum":"(bir şeye) Fatiha okumak","atara":" bir şeye Fatiha okumak Fatiha","anlami":"o şeyden umudunu kesmek.","anahtar":"Fatiha","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"2280","sozum":"(bir şeyi) rafa koymak (kaldırmak)","atara":" bir şeyi rafa koymak kaldırmak raf","anlami":"savsamak, artık üstünde durmamak, ihmal etmek: 'Anayasayı rafa kaldırarak keyfî, gelişigüzel sınırlar çizmeye kalkışmak, bu yaygaraları koparanların başlıca özelliğidir.' -<\/i>N. Cumalı.","anahtar":"raf","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"2324","sozum":"(bir şeyin) kefaretini ödemek","atara":" bir şeyin kefaretini ödemek kefaret","anlami":"cezasını çekmek: 'O, kendisine düşen zulüm payının kefaretini ödedi.' -<\/i>N. F. Kısakürek.","anahtar":"kefaret","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"2357","sozum":"bir tarafa bırakmak (koymak)","atara":" bir tarafa bırakmak koymak bir","anlami":"önemsememek, benimsememek, ertelemek.","anahtar":"bir","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"2480","sozum":"(birinde) şafak atmak","atara":" birinde şafak atmak şafak","anlami":"1) birden önemli bir durumla karşı karşıya olduğunu anlamak; 2) öfkelenmek: 'Kapıyı kapatınca bende şafak attı.' -<\/i>B. Felek. 3) korku ve telaşa kapılmak.","anahtar":"şafak","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"2494","sozum":"(birinden) tarafa olmak (çıkmak)","atara":" birinden tarafa olmak çıkmak taraf","anlami":"birinin görüş ve düşüncesini benimsemek, desteklemek.","anahtar":"taraf","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"2871","sozum":"(birinin) ifadesini almak","atara":" birinin ifadesini almak ifade","anlami":"1) sorguya çekmek: 'Komiser Efendi, masanın başına oturup ifadesini almaya başladığı zaman ayağa kalktı.' -<\/i>R. N. Güntekin. 2) görgü tanığının anlattıklarını yazmak; 3) argo<\/i> tepelemek; 4) argo<\/i> üstün gelmek, yenmek.","anahtar":"ifade","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"2883","sozum":"(birinin) kafasını vurmak","atara":" birinin kafasını vurmak kafa","anlami":" esk.<\/i> bir kimsenin kafasını kesmek.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"3055","sozum":"(biriyle) kafa bulmak","atara":" biriyle kafa bulmak kafa","anlami":"alay etmek.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"3181","sozum":"boş gezenin boş kalfası","atara":" boş gezenin boş kalfası boş","anlami":"işsiz güçsüz dolaşan (kimse): 'Oraya daha çok boş gezenin boş kalfası emekliler ya da ağırbaşlı orta yaşlılar giderdi.' -<\/i>H. Taner.","anahtar":"boş","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"3263","sozum":"(bu işe) Rufailer karışır","atara":" bu işe Rufailer karışır Rufai","anlami":"'bu iş öyle karışık ki bunu kimse çözemez' anlamında kullanılan bir söz.","anahtar":"Rufai","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"3512","sozum":"cefa çekmek (görmek)","atara":" cefa çekmek görmek cefa","anlami":"zulüm görmek: 'Mektubumda yazmamış mıydım, senin yüzünden ne cefalar çektiğimi?' -<\/i>O. C. Kaygılı.","anahtar":"cefa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"3513","sozum":"cefaya katlanmak","atara":" cefaya katlanmak cefa","anlami":"zulme tahammül etmek: 'Hediye istemezler, fazla kıskanmazlar, cefaya katlanırlar, can sıkmazlar.' -<\/i>P. Safa.","anahtar":"cefa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"3514","sozum":"cefayı çekmeyen sefanın kadrini bilmez","atara":" cefayı çekmeyen sefanın kadrini bilmez çekmek kadir bilmek","anlami":"sıkıntı çekmemiş olanlar, eriştikleri rahatlığın ve mutluluğun değerini bilemezler.","anahtar":"çekmek, kadir, bilmek","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"3676","sozum":"çarşafa dolanmak","atara":" çarşafa dolanmak çarşaf","anlami":" argo<\/i> bir işin içinden çıkamamak, kötü ve başarısız duruma düşmek, zor durumda kalmak, çarşaflamak.","anahtar":"çarşaf","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"3677","sozum":"çarşafa girmek","atara":" çarşafa girmek çarşaf","anlami":"çarşaf giymeye başlamak.","anahtar":"çarşaf","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"3909","sozum":"dağ doğura doğura bir fare doğurmuş","atara":" dağ doğura doğura bir fare doğurmuş doğurmak","anlami":"büyük şeyler beklenen bir işten önemsiz bir sonuç alındığında söylenen bir söz.","anahtar":"doğurmak","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"4359","sozum":"dilini kedi (fare) mi yedi?","atara":" dilini kedi fare mi yedi? dilI","anlami":"'neden konuşmuyorsun?' anlamında kullanılan bir söz.","anahtar":"dil(I)","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"4711","sozum":"eceli gelen fare kedi taşağı kaşır","atara":" eceli gelen fare kedi taşağı kaşır gelmek taşak kaşımak","anlami":"herkesin üzerine titrediği, kutsal saydığı şeyi kötüleyen, bozan kimse mutlaka kötü bir sonuçla karşılaşır.","anahtar":"gelmek, taşak, kaşımak","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"4881","sozum":"elden vefa, zehirden şifa","atara":" elden vefa zehirden şifa el","anlami":"zehirden şifa beklenilmeyeceği gibi yabancılardan da yardım ve iyilik beklenmez.","anahtar":"el","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5110","sozum":"eski dost düşman olmaz, yenisinden vefa gelmez","atara":" eski dost düşman olmaz yenisinden vefa gelmez olmak gelmek","anlami":"aralarında ufak tefek dargınlıklar olsa bile eski dostlar birbirlerine düşman olmazlar, yeni kazanılan dostlarla arada henüz sıkı bir bağ oluşmadığı için bu durum söz konusu değildir.","anahtar":"olmak, gelmek","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5281","sozum":"faaliyet göstermek","atara":" faaliyet göstermek faaliyet","anlami":"1) çalışmak; 2) işler durumda olmak, etkinlik göstermek: 'Casusların en çok faaliyet gösterdikleri liman da burasıydı.' -<\/i>F. F. Tülbentçi.","anahtar":"faaliyet","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5282","sozum":"faaliyete geçmek","atara":" faaliyete geçmek faaliyet","anlami":"1) çalışmaya başlamak, çalışır duruma geçmek, işlemeye başlamak; 2) işler duruma gelmek, etkin duruma gelmek: 'Bir siyasi grup, başka cinsten bir faaliyete geçmiş görünüyordu.' -<\/i>R. N. Güntekin.","anahtar":"faaliyet","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5283","sozum":"faaliyette bulunmak","atara":" faaliyette bulunmak faaliyet","anlami":"çalışma içine girmek: 'Sendikalar siyasi amaç güdemezler, siyasi faaliyette bulunamazlar.' -<\/i>Anayasa.","anahtar":"faaliyet","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5284","sozum":"faaliyetten alıkoymak","atara":" faaliyetten alıkoymak faaliyet","anlami":"çalışması durdurulmak, çalışmadan alıkonulmak.","anahtar":"faaliyet","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5285","sozum":"faça etmek","atara":" faça etmek faça","anlami":"serenleri başa veya geriye doğru çevirerek yelkenleri sarmak.","anahtar":"faça","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5286","sozum":"façası olmak","atara":" façası olmak faça","anlami":"havalı, gösterişli olmak.","anahtar":"faça","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5287","sozum":"façasını almak (al aşağı etmek)","atara":" façasını almak al aşağı etmek faça","anlami":"birini mahcup etmek, bozmak.","anahtar":"faça","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5288","sozum":"façuna etmek","atara":" façuna etmek façuna","anlami":"sürtünme veya hava olaylarından korumak amacıyla halatı ince iple sarmak.","anahtar":"façuna","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5289","sozum":"faize yatırmak (vermek)","atara":" faize yatırmak vermek faiz","anlami":"parasını faizle çoğaltmak için bankaya para yatırmak.","anahtar":"faiz","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5290","sozum":"faka basmak","atara":" faka basmak fak","anlami":"aldatılmak, tuzağa düşmek.","anahtar":"fak","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5291","sozum":"fakir düşmek","atara":" fakir düşmek fakir","anlami":"yoksullaşmak.","anahtar":"fakir","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5292","sozum":"fakir tavuğu tek tek yumurtlar","atara":" fakir tavuğu tek tek yumurtlar fakir","anlami":"'destekçisi olmayan, dayanağı olmayan kimsenin işleri yavaş yürür' anlamında kullanılan bir söz.","anahtar":"fakir","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5293","sozum":"fakirlik ayıp değil, tembellik ayıp","atara":" fakirlik ayıp değil tembellik ayıp ","anlami":"yoksulluk utanılacak bir şey değildir, çalışmamak en büyük ayıptır.","anahtar":"","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5294","sozum":"fakirlik ayıp değil, tembellik ayıp","atara":" fakirlik ayıp değil tembellik ayıp fakirlik","anlami":"'yoksulluk utanılacak bir şey değildir, çalışmamak en büyük ayıptır' anlamında kullanılan bir söz.","anahtar":"fakirlik","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5295","sozum":"fal açmak (bakmak)","atara":" fal açmak bakmak fal","anlami":"bakla, su, iskambil vb.ne bakarak gelecekte olacak şeyleri anlamaya çalışmak: 'Tutun birer niyet de açayım size birer maydanozlu fal!' -<\/i>O. C. Kaygılı.","anahtar":"fal","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5296","sozum":"fal taşı gibi","atara":" fal taşı gibi fal taşı","anlami":"iri, büyük: 'Bu elleri güzel, yüzü çirkin delikanlı, ilk defa, gözleri fal taşı gibi açık, ruhundan bir ses koparabildi.' -<\/i>N. F. Kısakürek.","anahtar":"fal taşı","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5297","sozum":"fala bakmak","atara":" fala bakmak fal","anlami":"fal açmak: 'Para ile fala baktığı hâlde geçim sıkıntısından kurtulamıyor.' -<\/i>R. N. Güntekin.","anahtar":"fal","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5298","sozum":"fala inanma, falsız kalma","atara":" fala inanma falsız kalma inanmak kalmak","anlami":"kişinin oyalanmak, yalan da olsa geleceği üzerine bir şeyler dinlemek isteğini hoş karşılamak gerekir.","anahtar":"inanmak, kalmak","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5299","sozum":"falakaya çekmek (yatırmak veya vurmak veya yıkmak)","atara":" falakaya çekmek yatırmak veya vurmak veya yıkmak falaka","anlami":"falakaya bağlayarak dövmek.","anahtar":"falaka","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5300","sozum":"falso çıkmak","atara":" falso çıkmak falso","anlami":"bozuk olmak: 'Yüzde beş yüz kâr beklediği bu işlerin alt tarafı falso çıkınca apışmış kalmıştı.' -<\/i>E. E. Talu.","anahtar":"falso","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5301","sozum":"falso vermek","atara":" falso vermek falso","anlami":"1) bozulmaya yüz tutmak: 'Artık İstanbul'da her şey gevşemiş, falso vermişti.' -<\/i>Ö. Seyfettin. 2) açık vermek.","anahtar":"falso","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5302","sozum":"falso yapmak","atara":" falso yapmak falso","anlami":"yanlış davranışta bulunmak: 'Yeteneksizliğini ortaya koyacak bir falso yapmaktan korkuyordu.' -<\/i>Ç. Altan.","anahtar":"falso","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5303","sozum":"faraş gibi (kadar)","atara":" faraş gibi kadar faraş","anlami":"normalinden fazla açılan (ağız).","anahtar":"faraş","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5304","sozum":"fare çıktığı deliği bilir","atara":" fare çıktığı deliği bilir çıkmak delik bilmek","anlami":"bir kabahate, suça veya gizli işe kalkışan kişi, yakalanacağını anladığında nereye sığınacağını bilir.","anahtar":"çıkmak, delik, bilmek","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5305","sozum":"fare çıktığı deliği bilir","atara":" fare çıktığı deliği bilir fare","anlami":"'bir kabahate, suça veya gizli işe kalkışan kişi, yakalanacağını anladığında nereye sığınacağını bilir' anlamında kullanılan bir söz.","anahtar":"fare","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5306","sozum":"fare deliğe sığmamış, bir de kuyruğuna (kıçına) kabak bağlamış","atara":" fare deliğe sığmamış bir de kuyruğuna kıçına kabak bağlamış delik sığmak kuyruk bağlamak","anlami":"1) yapamayacağı kadar ağır bir işi varken başka bir iş daha yüklenmiş; 2) kendisi sığıntı durumundayken yanına bir kişi daha almış.","anahtar":"delik, sığmak, kuyruk, bağlamak","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5307","sozum":"fare deliğe sığmamış, bir de kuyruğuna (kıçına) kabak bağlamış","atara":" fare deliğe sığmamış bir de kuyruğuna kıçına kabak bağlamış fare","anlami":"1) 'yapamayacağı kadar ağır bir işi varken başka bir iş daha yüklenmiş' anlamında kullanılan bir söz; 2) 'kendisi sığıntı durumundayken yanına bir kişi daha almış' anlamında kullanılan bir söz.","anahtar":"fare","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5308","sozum":"fare deliği bin altın","atara":" fare deliği bin altın fare deliği","anlami":"'herkesin kaçıp saklanacak bir yer aradığı durumlarda, saklanılacak bir yer bulmak çok güçtür ve o yer çok değerlidir' anlamında kullanılan bir söz.","anahtar":"fare deliği","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5309","sozum":"fare düşse başı yarılır","atara":" fare düşse başı yarılır fare","anlami":"bir yerin boş ve yoksulluk içinde bulunduğunu anlatan bir söz.","anahtar":"fare","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5310","sozum":"fareler cirit atmak (oynamak)","atara":" fareler cirit atmak oynamak fare","anlami":"bir yerde hiç insan bulunmamak, o yer çok ıssız olmak.","anahtar":"fare","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5311","sozum":"fariğ olmak","atara":" fariğ olmak fariğ","anlami":"vazgeçmek, çekilmek, el çekmek.","anahtar":"fariğ","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5312","sozum":"fark atmak","atara":" fark atmak fark","anlami":"ileri gitmek, çok üstün gelmek.","anahtar":"fark","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5313","sozum":"fark etmek","atara":" fark etmek fark","anlami":"1) görmek, seçmek: 'Boğaz'ın sisle kaplı olduğunu ancak ön güvertede bir yer bulup oturunca fark etmişti.' -<\/i>A. İlhan. 2) anlamak, sezmek: 'Öç almanın fırsatını yakalamış gibi konuştuğunu fark etti.' -<\/i>T. Buğra. 3) değişmek, başkalaşmak; 4) ayırt etmek: 'Konuşma kesilmiyor, şimdi yabancı sesleri daha iyi fark etmekteyim.' -<\/i>R. H. Karay.","anahtar":"fark","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5314","sozum":"fark etmez","atara":" fark etmez fark","anlami":"'önemi yok, etkisi olmaz, değişmez' anlamında kullanılan bir söz.","anahtar":"fark","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5315","sozum":"fark gözetmek","atara":" fark gözetmek fark","anlami":"ayrı tutmak: 'Siz erkekler ekseriya nikâhlı kadınla nikâhsız kadınlarınız arasında bir fark gözetirsiniz.' -<\/i>H. C. Yalçın.","anahtar":"fark","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5316","sozum":"fark olunmak","atara":" fark olunmak fark","anlami":"1) seçilip ayırt edilmek; 2) anlaşılmak; 3) sezilmek.","anahtar":"fark","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5317","sozum":"fark yapmak","atara":" fark yapmak fark","anlami":"üstünlük sağlamak.","anahtar":"fark","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5318","sozum":"farkına varmak","atara":" farkına varmak fark","anlami":"gözüne çarpmak, fark etmek, anlamak: 'Bu nedenle karısının gözlerinde biriken öfkenin farkına varmadı.' -<\/i>L. Tekin.","anahtar":"fark","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5319","sozum":"farkında olmak","atara":" farkında olmak fark","anlami":"görülmesi veya bilinmesi gereken şeylerden haberi bulunmak, kavranması gereken bir şeye dikkat etmek: 'Farkında olmadan kendini bir gün bu pis, hastalıklı, cerahatli suyun dibinde bulacaksın.' -<\/i>P. Safa.","anahtar":"fark","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5320","sozum":"fart furt etmek","atara":" fart furt etmek fart furt","anlami":"anlamsız, boş sözlerle böbürlenmek, farta furta etmek.","anahtar":"fart furt","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5321","sozum":"farta furta etmek","atara":" farta furta etmek farta furta","anlami":"fart furt etmek.","anahtar":"farta furta","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5322","sozum":"fartası furtası olmamak","atara":" fartası furtası olmamak farta furta","anlami":"patavatsızca konuşmak.","anahtar":"farta furta","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5323","sozum":"farz etmek","atara":" farz etmek farz","anlami":"varsaymak: 'Bu bir nevi başkasını yok farz etmek ve sonunda küçümsemek değil midir?' -<\/i>C. Meriç.","anahtar":"farz","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5324","sozum":"farz olmak","atara":" farz olmak farz","anlami":"yapılması kaçınılmaz olmak: Bunun üzerine, işe bir son vermek farz oldu.<\/i>","anahtar":"farz","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5325","sozum":"farz olunmak","atara":" farz olunmak farz","anlami":"varsayılmak: 'Vapurun kahvecisi Kefalonyalı denilen ve kötü bir insan farz olunan biriydi.' -<\/i>Y. K. Beyatlı.","anahtar":"farz","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5326","sozum":"fasıla vermek","atara":" fasıla vermek fasıla","anlami":"ara vermek, kesmek: 'Birer kart göndererek baş ağrılarından dolayı bu kabullere fasıla verdiğini bildirmişti.' -<\/i>P. Safa.","anahtar":"fasıla","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5327","sozum":"fasit olmak","atara":" fasit olmak fasit","anlami":"namaz, oruç, abdest vb. bozulmak.","anahtar":"fasit","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5328","sozum":"fasulye gibi kendini nimetten saymak","atara":" fasulye gibi kendini nimetten saymak fasulye","anlami":"kendine çok değer vermek, kendini bir şey sanmak.","anahtar":"fasulye","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5329","sozum":"fasulye sırığı gibi","atara":" fasulye sırığı gibi fasulye","anlami":"zayıf, sıska ve çok uzun boylu: 'Fasulye sırığı gibi üç buçuk akasya ile park mı olurmuş?' -<\/i>T. Buğra.","anahtar":"fasulye","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5330","sozum":"fatura etmek","atara":" fatura etmek fatura","anlami":"faturalamak.","anahtar":"fatura","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5331","sozum":"fatura kesmek","atara":" fatura kesmek fatura","anlami":"satılan bir şey için fatura düzenlemek.","anahtar":"fatura","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5332","sozum":"faturasını (birine) çıkarmak (ödetmek)","atara":" faturasını birine çıkarmak ödetmek fatura","anlami":"sorumluluğu birine yüklemek.","anahtar":"fatura","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5333","sozum":"fayda etmemek","atara":" fayda etmemek fayda","anlami":"etkisi olmamak, işe yaramamak, yararlı olmamak: 'Hekimler epeyce çalıştılar, ilaç verdiler, kan aldılar ise de fayda etmedi.' -<\/i>M. Ş. Esendal.","anahtar":"fayda","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5334","sozum":"fayda vermemek","atara":" fayda vermemek fayda","anlami":"yararlı olmamak.","anahtar":"fayda","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5335","sozum":"faydalı olmak","atara":" faydalı olmak faydalı","anlami":"yararlı olmak: 'Şu seyyahlar İstanbul'a faydalı oluyorlar mı bilmem ama bana zararları dokundu.' -<\/i>N. Hikmet.","anahtar":"faydalı","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5336","sozum":"faydası dokunmak","atara":" faydası dokunmak fayda","anlami":"yararı dokunmak: 'Şimdiye kadar bana iki paralık faydan dokundu mu ki her gün alacaklı gibi gırtlağıma sarılıyorsun!' -<\/i>R. N. Güntekin.","anahtar":"fayda","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5337","sozum":"faydası olmak","atara":" faydası olmak fayda","anlami":"yararı olmak: 'Kimseye faydası olmayıp da yalnız kendi nefsine ayırdığın servet, asla makbul değildir.' -<\/i>A. Kabaklı.","anahtar":"fayda","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5338","sozum":"faydasını görmek","atara":" faydasını görmek fayda","anlami":"1) yarar sağlamak: 'Faydasını gördüğümüz ve faydasını görürsek tekrar etmemizi doktor tavsiye ettiği için reçeteyi yine aldım ele.' -<\/i>N. Hikmet. 2) kâr elde etmek.","anahtar":"fayda","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5339","sozum":"faydasız baş mezara yaraşır","atara":" faydasız baş mezara yaraşır yaraşmak","anlami":"yaşayan kimse bir işe yaramalıdır, bir işe yaramayan kimsenin ölüden farkı yoktur.","anahtar":"yaraşmak","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5340","sozum":"faydasız baş mezara yaraşır","atara":" faydasız baş mezara yaraşır faydasız","anlami":"'yaşayan kimse bir işe yaramalıdır, bir işe yaramayan kimsenin ölüden farkı yoktur' anlamında kullanılan bir söz.","anahtar":"faydasız","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5341","sozum":"fayrap etmek","atara":" fayrap etmek fayrap","anlami":"1) ocağın ateşini harlandırmak; 2) argo<\/i> herhangi bir işi veya şeyi hızlandırmak: Beleş rakıyı bulunca fayrap etti.<\/i> 3) argo<\/i> açmak, çıkarmak: Pencereleri fayrap etti. Gömleği fayrap etti.<\/i>","anahtar":"fayrap","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5342","sozum":"fazla gelmek (kaçmak)","atara":" fazla gelmek kaçmak fazla","anlami":"çekilmeyecek, bıktıracak, tedirgin edecek bir durum almak.","anahtar":"fazla","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5343","sozum":"fazla kaçırmak","atara":" fazla kaçırmak fazla","anlami":"alışılmış olan ölçüden çok içmek, yemek veya konuşmak.","anahtar":"fazla","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5344","sozum":"fazla mal göz çıkarmaz","atara":" fazla mal göz çıkarmaz çıkarmak","anlami":"ne kadar ve ne türden mal olursa olsun malın fazlası elden çıkarılmamalıdır çünkü mutlaka bir gün gelir lazım olur.","anahtar":"çıkarmak","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5345","sozum":"fazla mal göz çıkarmaz","atara":" fazla mal göz çıkarmaz fazla","anlami":"'ne kadar ve ne türden mal olursa olsun elden çıkarılmamalıdır' anlamında kullanılan bir söz.","anahtar":"fazla","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5346","sozum":"fazla olmak","atara":" fazla olmak fazla","anlami":"dayanma gücünü aşacak davranışlarda bulunmak, çok olmak.","anahtar":"fazla","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5347","sozum":"fazlalık etmek","atara":" fazlalık etmek fazlalık","anlami":"birinin varlığı, bulunduğu yerde gereksiz olmak.","anahtar":"fazlalık","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5385","sozum":"ferih fahur yaşamak","atara":" ferih fahur yaşamak ferih fahur","anlami":"bağımsız, bağlantısız bir biçimde yaşamak: 'Nesir kendini nazımdan ayırarak gazetelerde, kitaplarda, kürsülerde, mikrofonlarda ferih fahur yaşıyor.' -<\/i>O. V. Kanık.","anahtar":"ferih fahur","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5432","sozum":"fırsattan istifade etmek","atara":" fırsattan istifade etmek fırsat","anlami":"ele geçirilen imkân veya durumdan en iyi biçimde yararlanmak.","anahtar":"fırsat","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"5962","sozum":"gözlerini fal taşı gibi açmak","atara":" gözlerini fal taşı gibi açmak göz","anlami":"şaşkınlıkla, hayretle bakmak.","anahtar":"göz","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"6248","sozum":"haddikifayeyi bulmak","atara":" haddikifayeyi bulmak haddikifaye","anlami":"yeterince olmak.","anahtar":"haddikifaye","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"6256","sozum":"hafakanlar basmak (boğmak)","atara":" hafakanlar basmak boğmak hafakan","anlami":"sıkıntıdan bunalmak.","anahtar":"hafakan","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"6527","sozum":"hayızdan nifastan kesilmek","atara":" hayızdan nifastan kesilmek hayız","anlami":"1) menopoza girmek; 2) verimsiz olmak.","anahtar":"hayız","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"6609","sozum":"her kafadan bir ses çıkmak","atara":" her kafadan bir ses çıkmak her","anlami":"bir konu üzerinde herkes rastgele konuşmak: 'Her kafadan bir ses çıkıyor, sen kazandın ben kazandım, şans mans deyip gülüşüyorlardı.' -<\/i>N. Meriç.","anahtar":"her","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7014","sozum":"ifade vermek","atara":" ifade vermek ifade","anlami":" huk.<\/i> bir olayla ilgili olarak gördüğünü, bildiğini yetkili veya ilgili kimseye söylemek.","anahtar":"ifade","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7028","sozum":"iğfal etmek","atara":" iğfal etmek iğfal","anlami":"1) esk.<\/i> aldatmak, kandırmak, baştan çıkarmak: 'Bu takdirde hem kendilerini hem de milleti iğfal etmiş olurlar.' -<\/i>Atatürk. 2) ırzına geçmek, tecavüz etmek: 'Bir genç kızı izdivaç vaadiyle iğfal etmiş bir adamın mesuliyetini, vicdan azabını ve nihayet hicabını duyuyordu.' -<\/i>Y. K. Karaosmanoğlu.","anahtar":"iğfal","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7050","sozum":"ihtilafa düşmek","atara":" ihtilafa düşmek ihtilaf","anlami":"anlaşamamak, bozuşmak, uyuşamamak.","anahtar":"ihtilaf","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7230","sozum":"insafa gelmek","atara":" insafa gelmek insaf","anlami":"acımasız ve haksız tutumdan vazgeçmek.","anahtar":"insaf","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7319","sozum":"israfa kaçmak","atara":" israfa kaçmak israf","anlami":"gereksiz yere aşırı harcamalarda bulunmak.","anahtar":"israf","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7329","sozum":"istifayı basmak","atara":" istifayı basmak istifa","anlami":"herhangi bir sebeple görevinden ani bir kararla çekilmek.","anahtar":"istifa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7499","sozum":"itidalini muhafaza etmek","atara":" itidalini muhafaza etmek itidal","anlami":"kendini aşırılığa kaptırmamak, kendini tutmak: 'Fakat itidalinizi muhafaza etmek şartıyla haber verebilirim.' -<\/i>A. Gündüz.","anahtar":"itidal","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7625","sozum":"kafa atmak","atara":" kafa atmak kafa","anlami":"kavga sırasında karşıdakinin yüzüne, sert ve şiddetli bir biçimde kafayla vurmak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7626","sozum":"kafa cilalamak","atara":" kafa cilalamak kafa","anlami":" tkz.<\/i> içki içmek: 'İpini koparmış aylakla, çiçeği burnunda asistan, dejenere mirasyedi ile ağır işçi, burada dirsek dirseğe kafa cilalardı.' -<\/i>H. Taner.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7627","sozum":"kafa eskitmek","atara":" kafa eskitmek kafa","anlami":"zihni yoran sorunlarla sürekli uğraşmak: 'Ne gücünü aşan meseleler için çene yormaya, kafa eskitmeye niyeti vardı ne de kendi başarısızlıkları için suçlu aramaya...' -<\/i>T. Buğra.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7628","sozum":"kafa göz yarmak","atara":" kafa göz yarmak kafa","anlami":"beceriksizlik göstermek.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7629","sozum":"kafa (kafasını) dinlendirmek","atara":" kafa kafasını dinlendirmek kafa","anlami":"tasa veya zihni yoran sorunlardan kendini uzaklaştırmak: 'Kırmak da istemiyorum zavallı garibancığı, ama ben de buraya kafamı dinlendirmeye geldim.' -<\/i>M. İzgü.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7630","sozum":"kafa (kafasını) karıştırmak","atara":" kafa kafasını karıştırmak kafa","anlami":"önceki düşüncelerini altüst etmek.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7631","sozum":"kafa (kafasını) şişirmek","atara":" kafa kafasını şişirmek kafa","anlami":"gürültü veya gevezelikle bir kimseyi tedirgin etmek: 'Kafamızı şişirmeyi sürdürecekti ki, cep telefonum çalmaya başladı.' -<\/i>A. Ümit.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7632","sozum":"kafa (kafasını) ütülemek","atara":" kafa kafasını ütülemek kafa","anlami":" argo<\/i> çok laf edip tedirgin etmek: 'Evi satacağım ama içinde kiracı varken müşteri bulamıyorum diye kafamızı ütülemeye başladı.' -<\/i>S. Dölek.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7633","sozum":"kafa kafaya vermek","atara":" kafa kafaya vermek kafa","anlami":"1) iki veya birkaç kişi bir kenara çekilip konuşmak: 'Şimdi, isterseniz, kafa kafaya verip topunuz birden, yahut topunuzun namına içinizden birisi cevap versin.' -<\/i>N. Hikmet. 2) dayanışmak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7634","sozum":"kafa (kafayı) çekmek","atara":" kafa kafayı çekmek kafa","anlami":" argo<\/i> kafayı çekmek: 'Benimle kafa çekmenin onlar için pek keyifli olduğunu sanmıyorum.' -<\/i>E. Bener. 'Ona birisi kafayı çekmekte olduğunu söyleseydi, kılı bile kıpırdamazdı.' -<\/i>S. F. Abasıyanık.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7635","sozum":"kafa (kafayı veya kafasını) dinlemek","atara":" kafa kafayı veya kafasını dinlemek kafa","anlami":"1) zihni yoran sorunlardan uzak kalmak; 2) sessiz, sakin kalmak: 'Bir dakika kafamı dinleyip başka şeylerden bahsetmek ihtiyacı duyduğum zaman...' -<\/i>S. F. Abasıyanık.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7636","sozum":"kafa kalmamak","atara":" kafa kalmamak kafa","anlami":"zihin yorularak çalışmaz olmak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7637","sozum":"kafa patlatmak","atara":" kafa patlatmak kafa","anlami":"bir konu üzerinde pek çok düşünmek: 'Sen sabahtan akşama kadar rahat rahat oturuyorsun, ben kafa patlatıyorum.' -<\/i>H. E. Adıvar.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7638","sozum":"kafa sallamak","atara":" kafa sallamak kafa","anlami":"1) ikaz etmek için başını iki yana veya öne arkaya hafifçe eğmek; 2) baş sallamak; 3) doğru veya yanlış her şeye evet demek.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7639","sozum":"kafa tutmak","atara":" kafa tutmak kafa","anlami":"boyun eğmemek, karşı gelmek, diklenmek: 'Hocalara, amirlere, büyüklere kafa tutmak sökmezdi.' -<\/i>R. N. Güntekin.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7640","sozum":"kafa yapmak","atara":" kafa yapmak kafa","anlami":" argo<\/i> dalga geçmek.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7641","sozum":"kafa yok!","atara":" kafa yok! kafa","anlami":"'akıl, düşünce yok' anlamında kullanılan bir söz.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7642","sozum":"kafa yormak","atara":" kafa yormak kafa","anlami":"bir iş, bir konu üzerinde çokça düşünmek: 'Oynarken yaptığı hatalar üstüne kafa yoruyor, sonra yığınla düş kuruyordu.' -<\/i>N. Cumalı.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7643","sozum":"kafadan atmak","atara":" kafadan atmak kafadan","anlami":"bir konu üzerinde inceleme yapmadan rastgele konuşmak, uydurmak, yalan söylemek.","anahtar":"kafadan","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7644","sozum":"kafakola almak","atara":" kafakola almak kafakol","anlami":"1) sp.<\/i> güreşte kafa ve kolu birlikte kavrayarak rakibi çevirmek; 2) mec.<\/i> etkisi altına alıp kandırmak.","anahtar":"kafakol","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7645","sozum":"kafası almamak","atara":" kafası almamak kafa","anlami":"1) anlayamamak, kavrayamamak; 2) zihin yorgunluğu sebebiyle anlayamaz duruma gelmek; 3) olabileceğine inanmamak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7646","sozum":"kafası bozulmak","atara":" kafası bozulmak kafa","anlami":"öfkelenmek, kızmak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7647","sozum":"kafası bulanmak","atara":" kafası bulanmak kafa","anlami":"bir olay karşısında aklı karışmak, anlayamaz, kavrayamaz duruma gelmek.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7648","sozum":"kafası dolmak","atara":" kafası dolmak kafa","anlami":"zihninde çeşitli konular birikmek: 'Kafası daha o yıllarda özgürlük ve eşitlik fikirleriyle dolmuştu.' -<\/i>H. Topuz.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7649","sozum":"kafası dönmek","atara":" kafası dönmek kafa","anlami":"1) sıkışık bir durumda sersemlemek; 2) kızıp öfkelenmek.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7650","sozum":"kafası dumanlanmak","atara":" kafası dumanlanmak kafa","anlami":"1) çok dalgın olmak; 2) sarhoş olmak: 'Saz, söz başlasın, içki ile kafalar iyice dumanlansın, cümbüş tam kıvamını bulsun.' -<\/i>H. R. Gürpınar. 3) esrar içmiş olmak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7651","sozum":"kafası durmak","atara":" kafası durmak kafa","anlami":"zihin yorgunluğundan düşünemez olmak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7652","sozum":"kafası düzelmek","atara":" kafası düzelmek kafa","anlami":"doğruyu ve iyiyi bulmak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7653","sozum":"kafası ile oynamak","atara":" kafası ile oynamak kafa","anlami":"takım sporlarında arkadaşlarının durumunu göz önünde tutup en iyi fırsatı değerlendirerek bedenini fazla yormadan oynamak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7654","sozum":"kafası işlemek (çalışmak)","atara":" kafası işlemek çalışmak kafa","anlami":"aklı, zekâsı yerinde olmak, bir konu üzerinde iyi düşünebilir olmak: 'Hasan'ın kafası şimdi üç cepheli işliyordu.' -<\/i>O. C. Kaygılı.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7655","sozum":"kafası (kafasına) takılmak","atara":" kafası kafasına takılmak kafa","anlami":"zihni bir şeyle sürekli olarak uğraşmak: 'Bu soru kafasına takıldıkça gülüşü mide spazmı geçirir gibi oluyordu.' -<\/i>T. Buğra.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7656","sozum":"kafası karışmak","atara":" kafası karışmak kafa","anlami":"önceki bilgi ve düşünceleri altüst olmak: 'Esir kızı unutabilmek için kendini teşkilattaki tuhaf aletleri incelemeye verdiğinde kafası iyice karışmıştı.' -<\/i>İ. O. Anar.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7657","sozum":"kafası kazan (gibi) olmak","atara":" kafası kazan gibi olmak kafa","anlami":"kafası şişmek.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7658","sozum":"kafası kızmak","atara":" kafası kızmak kafa","anlami":"öfkelenmek: 'Namusum hakkı için bir kafam kızarsa atarım denize seni.' -<\/i>S. F. Abasıyanık.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7659","sozum":"kafası sarmamak","atara":" kafası sarmamak kafa","anlami":"anlamamak, aklı ermemek.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7660","sozum":"kafası sersem sepet (olmak)","atara":" kafası sersem sepet olmak kafa","anlami":"gürültü ve uğultudan zihni yorulmuş (olmak): 'Uzun bir otobüs yolculuğundan sonra, yorgun, uykusuz, kafası sersem sepet girdiği için kasabaya, henüz pek bir şeyin farkında değildi.' -<\/i>E. Bener.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7661","sozum":"kafası şişmek","atara":" kafası şişmek kafa","anlami":"1) zihni yorulmak; 2) gürültüden tedirgin olmak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7662","sozum":"kafası yerinde olmamak","atara":" kafası yerinde olmamak kafa","anlami":"gereği gibi düşünecek durumda olmamak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7663","sozum":"kafası yerine gelmek","atara":" kafası yerine gelmek kafa","anlami":"kendini toparlamak, kendine gelmek.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7664","sozum":"kafasına dank etmek","atara":" kafasına dank etmek kafa","anlami":"bir olay sebebiyle birden ayılmak, doğruyu anlamak: 'Onu içine düşürdüğüm kötü durum da böylece kafama dank etmiş oldu.' -<\/i>A. Ağaoğlu.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7665","sozum":"kafasına estiği gibi","atara":" kafasına estiği gibi kafa","anlami":"sadece kendi düşünce ve isteklerine göre.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7666","sozum":"kafasına geçirmek","atara":" kafasına geçirmek kafa","anlami":"başına geçirmek.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7667","sozum":"kafasına girmek","atara":" kafasına girmek kafa","anlami":"1) bir düşünce aklına uygun gelmek; 2) birini bir iş yapmaya kandırmak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7668","sozum":"kafasına girmemek","atara":" kafasına girmemek kafa","anlami":"anlayamamak, kavrayamamak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7669","sozum":"kafasına göre","atara":" kafasına göre kafa","anlami":"istediği gibi: 'Otopark görevlileri, arabayı kendi kafalarına göre bir yere çekerlerdi.' -<\/i>A. Ümit.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7670","sozum":"kafasına koymak","atara":" kafasına koymak kafa","anlami":"kararını önceden vermiş olmak, önceden şartlanmak, bir şey yapmaya kesin karar vererek zamanını beklemek: 'Burada toprağı, nesi varsa satıp savarak bir başka yere göç etmeyi kafasına koymuştur.' -<\/i>R. N. Güntekin.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7671","sozum":"kafasına sığmamak","atara":" kafasına sığmamak kafa","anlami":"akıl erdirememek.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7672","sozum":"kafasına söz girmemek","atara":" kafasına söz girmemek kafa","anlami":"1) çok aptal veya inatçı olmak; 2) önemsememek.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7673","sozum":"kafasına uymak","atara":" kafasına uymak kafa","anlami":"aklına uymak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7674","sozum":"kafasına vura vura","atara":" kafasına vura vura kafa","anlami":"zorla, isteyip istemediğine bakmadan.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7675","sozum":"kafasına vurmak","atara":" kafasına vurmak kafa","anlami":"başına vurmak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7676","sozum":"kafasında şimşek çakmak","atara":" kafasında şimşek çakmak kafa","anlami":"beyninde şimşek çakmak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7677","sozum":"kafasında tutmak","atara":" kafasında tutmak kafa","anlami":"bir şeyi unutmamak, aklında tutmak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7678","sozum":"kafasından çıkarmak (atmak)","atara":" kafasından çıkarmak atmak kafa","anlami":"bir şeyi unutmak veya ondan vazgeçmek: 'Bir rüyadan böyle abuk sabuk sonuçlar çıkardığım için kendimi suçlayarak bu tuhaf düşünceleri attım kafamdan.' -<\/i>A. Ümit.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7679","sozum":"kafasından geçirmek","atara":" kafasından geçirmek kafa","anlami":"belli belirsiz düşünmek.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7680","sozum":"kafasını ezmek","atara":" kafasını ezmek kafa","anlami":"zararlı olabilecek bir hareketi, bir durumu başlangıçta yok etmek, etkisiz duruma getirmek.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7681","sozum":"kafasını işletmek","atara":" kafasını işletmek kafa","anlami":"doğru ve iyi düşünmek: 'Biraz kafanızı işletseniz ne düğümler çözersiniz.' -<\/i>T. Oflazoğlu.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7682","sozum":"kafasını kaldırmak","atara":" kafasını kaldırmak kafa","anlami":"karşı gelmek, başkaldırmak: 'Sen bağ yeri açıyorsun ha? Çevirin şunu dese, yüz sopa çekse. Bir daha bak kimse kafasını kaldırır mı?' -<\/i>M. Ş. Esendal.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7683","sozum":"kafasını kaldırmamak","atara":" kafasını kaldırmamak kafa","anlami":"1) yoğun olarak çalışmak, meşgul olmak; 2) yoğun bir biçimde düşünmek veya çalışmak; 3) karşı gelmemek.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7684","sozum":"kafasını kaşıyacak vakti olmamak","atara":" kafasını kaşıyacak vakti olmamak kafa","anlami":"başını kaşıyacak vakti olmamak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7685","sozum":"kafasını kırmak","atara":" kafasını kırmak kafa","anlami":"iyice dövmek, pataklamak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7686","sozum":"kafasını kullanmak","atara":" kafasını kullanmak kafa","anlami":"akıllıca davranmak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7687","sozum":"kafasını kurcalamak","atara":" kafasını kurcalamak kafa","anlami":"zihnini meşgul etmek, düşündürmek.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7688","sozum":"kafasını sokmak","atara":" kafasını sokmak kafa","anlami":"barınabilecek bir yere yerleşmek, başını sokmak: 'Bazen yapayalnız, kafasını sokacak bir damdan mahrum, aç, avare dolaşmış.' -<\/i>H. E. Adıvar.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7689","sozum":"kafasını taştan taşa çarpmak (vurmak)","atara":" kafasını taştan taşa çarpmak vurmak kafa","anlami":"başını taştan taşa çarpmak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7690","sozum":"kafasını toplamak","atara":" kafasını toplamak kafa","anlami":"sağlıklı düşünebilir olmak: 'Soluk soluğa kuytu bir yere sinip kafasını toplamaya çalıştı.' -<\/i>İ. O. Anar.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7691","sozum":"kafasını tütsülemek","atara":" kafasını tütsülemek kafa","anlami":"sarhoş etmek: 'Tekelin en keskin içkisi bizimkilerin kafasını tütsüledi.' -<\/i>B. Felek.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7692","sozum":"kafasını uçurmak","atara":" kafasını uçurmak kafa","anlami":"kellesini uçurmak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7693","sozum":"kafasının bir tahtası eksik (noksan) (olmak)","atara":" kafasının bir tahtası eksik noksan olmak kafa","anlami":" alay<\/i> akıl dışı davranışlarda bulunan.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7694","sozum":"kafasının dikine gitmek","atara":" kafasının dikine gitmek kafa","anlami":"kendi düşünce ve görüşünün en iyi olduğuna inanarak kimsenin öğüdünü, uyarısını dinlememek: 'Evvel zaman içinde, kafasının dikine giden bir kuş varmış, kışın güneye göç etmemeye ant içmiş.' -<\/i>T. Halman.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7695","sozum":"kafasının etini yemek","atara":" kafasının etini yemek kafa","anlami":"başının etini yemek: 'O, keşki sıhhatli olsaydı da her gün kafamın etini yiyeydi.' -<\/i>R. N. Güntekin.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7696","sozum":"kafasının kontağı atmak","atara":" kafasının kontağı atmak kafa","anlami":"çok sinirlenmek, öfke ile dolmak: 'Kafalarının kontağı bir kere atınca eski rayına oturtmakta güçlük çekerler.' -<\/i>H. Taner.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7697","sozum":"kafaya almak","atara":" kafaya almak kafa","anlami":" argo<\/i> 1) zaaflarından yararlanarak kandırmak, oyuna getirmek; 2) konu önemliymiş gibi yaparak alaya almak; 3) den.<\/i> gemi seyrederken akıntıyı başa almak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7698","sozum":"kafaya çıkmak","atara":" kafaya çıkmak kafa","anlami":" sp.<\/i> topa kafayla vurmak için sıçramak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7699","sozum":"kafayı (bir yere) vurmak","atara":" kafayı bir yere vurmak kafa","anlami":"1) hastalanıp yatağa düşmek; 2) uyumak için yatmak: 'Ahmet de bize varır varmaz kafayı yere vurdu.' -<\/i>S. F. Abasıyanık.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7700","sozum":"kafayı bulandırmak","atara":" kafayı bulandırmak kafa","anlami":"önceki düşünceleri altüst etmek, değiştirmek: 'Öğretmenler bu gibi kitapların kafayı bulandırdığını bile söyler.' -<\/i>S. Birsel.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7701","sozum":"kafayı bulmak","atara":" kafayı bulmak kafa","anlami":"sarhoş olmak: 'Samim artık iyice kafayı bulmuştu.' -<\/i>H. Topuz.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7702","sozum":"kafayı çalıştırmak (işletmek)","atara":" kafayı çalıştırmak işletmek kafa","anlami":"akılcı davranarak sorunları çözmek.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7703","sozum":"kafayı değiştirmek","atara":" kafayı değiştirmek kafa","anlami":"düşüncesini, kanaatini değiştirmek.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7704","sozum":"kafayı tütsülemek (dumanlamak)","atara":" kafayı tütsülemek dumanlamak kafa","anlami":" argo<\/i> sarhoş olmak: 'Barba Manol kafayı iyice dumanladıktan sonra, iki bacağının nasıl tutulduğunu anlattı.' -<\/i>Halikarnas Balıkçısı.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7705","sozum":"kafayı üşütmek","atara":" kafayı üşütmek kafa","anlami":"delirmek, çılgınlaşmak.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7706","sozum":"kafayı yemek","atara":" kafayı yemek kafa","anlami":" argo<\/i> aşırı yorgunluktan bunalıma düşmek.","anahtar":"kafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7717","sozum":"kahır yüzünden lütfa uğramak","atara":" kahır yüzünden lütfa uğramak kahır","anlami":"birine kötülük olsun diye yapılan iş, onun iyiliğine olmak.","anahtar":"kahır","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7719","sozum":"kahkaha tufanı kopmak","atara":" kahkaha tufanı kopmak kahkaha tufanı","anlami":"birdenbire toplu olarak kahkaha atmak: 'Haydi bana eyvallah, deyiverince bir kahkaha tufanı koptu.' -<\/i>İ. O. Anar.","anahtar":"kahkaha tufanı","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"7726","sozum":"kalafata çekmek","atara":" kalafata çekmek kalafat","anlami":"1) gemiyi onarmak için karaya çekmek; 2) mec.<\/i> azarlamak, paylamak.","anahtar":"kalafat","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"8161","sozum":"kedi olalı bir fare tuttu","atara":" kedi olalı bir fare tuttu olmak tutmak","anlami":"en sonunda bir iş başarabildi.","anahtar":"olmak, tutmak","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"8284","sozum":"kendini fasulye gibi nimetten saymak","atara":" kendini fasulye gibi nimetten saymak kendi","anlami":" tkz.<\/i> kendini çok önemli biri gibi görmek.","anahtar":"kendi","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"8468","sozum":"kısmetten fazlası olmaz","atara":" kısmetten fazlası olmaz olmak","anlami":"kişi ne kadar çabalarsa çabalasın alın yazısındaki şeye ulaşır.","anahtar":"olmak","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"8677","sozum":"korkunun ecele faydası yoktur","atara":" korkunun ecele faydası yoktur ","anlami":"kişi korkmakla kendisine gelecek bir kötülüğü önleyemez.","anahtar":"","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"9002","sozum":"kül ufak olmak","atara":" kül ufak olmak külI","anlami":"çok küçük parçalara ayrılmak.","anahtar":"kül(I)","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"9068","sozum":"lafa boğmak","atara":" lafa boğmak laf","anlami":"bir konu üzerinde konuşulurken ilgisiz, gereksiz ve anlamsız bir biçimde söz edip asıl konuyu değiştirmek, unutturmak, karıştırmak.","anahtar":"laf","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"9069","sozum":"lafa dalmak","atara":" lafa dalmak laf","anlami":"uzun süren bir sohbette bulunmak, çok konuşmak: 'Kız Binnaz, kapının önünde kiminle lafa daldın yine?' -<\/i>N. Cumalı.","anahtar":"laf","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"9070","sozum":"lafa karışmak","atara":" lafa karışmak laf","anlami":"biri veya birileri konuşurken bir başkası konuşmak, konuşmaya katılmak: 'Müsteşar bile sözüne itiraz edemiyor diye lafa karışıyor.' -<\/i>H. Taner.","anahtar":"laf","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"9071","sozum":"lafa tutmak","atara":" lafa tutmak laf","anlami":"yersiz, zamansız ve sürekli konuşarak meşgul etmek, oyalamak.","anahtar":"laf","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"9259","sozum":"marifet iltifata tabidir","atara":" marifet iltifata tabidir ","anlami":"başarılı bir kimse, desteklenir, takdir edilir, övülürse daha iyi işler yapar.","anahtar":"","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"9291","sozum":"masrafa girmek","atara":" masrafa girmek masraf","anlami":"bir iş veya yapım için çok para harcamak: 'Bir adamın hiç tanımadığı insanlar için bu kadar zahmet ve masrafa girmesine bir türlü akıl erdiremiyorum.' -<\/i>R. N. Güntekin.","anahtar":"masraf","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"9351","sozum":"menfaat gütmek","atara":" menfaat gütmek menfaat","anlami":"çıkarını ön planda tutmak: 'Hayatımda hiçbir zaman menfaat gütmedim, paragözlü olmadım.' -<\/i>S. M. Alus.","anahtar":"menfaat","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"9535","sozum":"muhafaza altına almak","atara":" muhafaza altına almak muhafaza","anlami":"korumak, saklamak, bir yerde tutmak, kapatmak.","anahtar":"muhafaza","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"9575","sozum":"mükâfatını görmek","atara":" mükâfatını görmek mükâfat","anlami":"herhangi bir olumlu davranışın, özverinin veya bir sıkıntının iyi sonucunu elde etmek: 'Zavallı babam geçirdiği yetmiş senelik azabın mükâfatını görecek.' -<\/i>Ö. Seyfettin.","anahtar":"mükâfat","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"9620","sozum":"nafaka bağlanmak","atara":" nafaka bağlanmak nafaka","anlami":"yasaca, bakılması zorunlu olan kişiye mahkeme kararıyla evlat, koca gibi bir kimsenin, geçim parası vermesini sağlamak.","anahtar":"nafaka","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"9660","sozum":"nato kafa, nato mermer","atara":" nato kafa nato mermer nato","anlami":"söz dinlemez, söz anlamaz, taş gibi kafa.","anahtar":"nato","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"9693","sozum":"ne fayda","atara":" ne fayda neII","anlami":"iş işten geçtikten sonra alınan boş önlemler için 'neye yarar' anlamında kullanılan bir söz.","anahtar":"ne(II)","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"9800","sozum":"nifak sokmak","atara":" nifak sokmak nifak","anlami":"ara açmak, bozgunculuk yapmak: 'Bülent ile haminnesinin arasına derin bir nifak sokmuştu.' -<\/i>R. N. Güntekin.","anahtar":"nifak","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"9822","sozum":"nohut oda, bakla sofa","atara":" nohut oda bakla sofa nohut","anlami":"bir evin küçüklüğünü ve darlığını anlatmak için söylenen bir söz: 'Nohut oda, bakla sofa, bizim de evimiz olacak diye mırıldandı.' -<\/i>H. Taner.","anahtar":"nohut","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"9959","sozum":"onmadık (talihsiz) hacıyı deve üstünde (Arafat'ta) yılan sokar","atara":" onmadık talihsiz hacıyı deve üstünde Arafat ta yılan sokar onmak sokmak","anlami":"amacını gerçekleştirmesi mümkün olmayan kişinin karşısına, hatır ve hayale gelmeyen ve yenilemeyen engeller çıkar.","anahtar":"onmak, sokmak","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"10133","sozum":"ömrü vefa etmemek","atara":" ömrü vefa etmemek ömür","anlami":"bir sonuca ulaşmadan ölmek.","anahtar":"ömür","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"10627","sozum":"Rufailere karışmak","atara":" Rufailere karışmak Rufai","anlami":"psikolojik bunalıma düşüp günlük yaşamın gerçeklerinden uzaklaşmak, yaşamdan kopmak: 'Kızım sen Rufailere karışmışsın, bir doktora görünsen iyi olur.' -<\/i>E. Işınsu.","anahtar":"Rufai","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"10692","sozum":"saç sefadan, tırnak cefadan uzar","atara":" saç sefadan tırnak cefadan uzar uzamak","anlami":"insan keyifli olursa saçı, dertli olursa tırnağı uzar.","anahtar":"uzamak","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"10717","sozum":"sadra şifa vermek","atara":" sadra şifa vermek sadır","anlami":"gönlü, yüreği rahatlatmak, ferahlatmak: 'Reha Bey'e de meseleyi biraz çıtlattım. Ondan da pek sadra şifa verecek bir şeyler öğrenemedim.' -<\/i>O. C. Kaygılı.","anahtar":"sadır","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"10867","sozum":"sayfa bağlamak","atara":" sayfa bağlamak ???sayfa","anlami":"dizgide dökülen kurşun satırları bir sayfa düzeni içinde toplayarak sıkıca iple bağlamak: 'Sayfayı öyle sıkı bağlardı ki satırlar âdeta birbirine kenetlenirdi.' -<\/i>Y. Z. Ortaç.","anahtar":"???sayfa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"10887","sozum":"sefa geldin (geldiniz)","atara":" sefa geldin geldiniz sefa","anlami":"'hoş geldin, hoş geldiniz' anlamında kullanılan ağırlama, karşılama sözü: 'Her şahsa kendi ismiyle sefa geldin, derdi.' -<\/i>Y. K. Karaosmanoğlu.","anahtar":"sefa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"10888","sozum":"sefa geldine gitmek","atara":" sefa geldine gitmek sefa","anlami":"bir kente, bir mahalleye yeni gelen veya geziden dönen birine ziyarete gitmek.","anahtar":"sefa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"10889","sozum":"sefa ile yenen cefa ile kazanılır","atara":" sefa ile yenen cefa ile kazanılır yenmek kazanılmak","anlami":"keyifli keyifli harcadığımız para, çok sıkıntı çekilerek kazanılmıştır.","anahtar":"yenmek, kazanılmak","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"10890","sozum":"sefa (sefalar) bulduk","atara":" sefa sefalar bulduk sefa","anlami":"'sefa geldin, sefa geldiniz' sözüne 'teşekkür ederim' anlamında karşılık olarak kullanılan bir söz.","anahtar":"sefa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"10891","sozum":"sefa sürmek","atara":" sefa sürmek sefa","anlami":"rahat, sakin ve eğlenceli yaşamak.","anahtar":"sefa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"10892","sozum":"sefalet çekmek","atara":" sefalet çekmek sefalet","anlami":"yoksul ve perişan yaşamak.","anahtar":"sefalet","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"10893","sozum":"sefasına bakmak","atara":" sefasına bakmak sefa","anlami":"rahatına bakmak: 'Şöyle bir iki parça, sağlam nevinden irat ve akar edinip efendi efendi yan gel, sefana bak.' -<\/i>E. E. Talu.","anahtar":"sefa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"10894","sozum":"sefasını sürmek","atara":" sefasını sürmek sefa","anlami":"bir durumun getirdiği, sağladığı olanaklardan yararlanmak: 'Uzun yıllar cefasını çektiği Yokuş'un sefasını sürecekti artık.' -<\/i>Y. Z. Ortaç.","anahtar":"sefa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"11207","sozum":"son pişmanlık fayda vermez (etmez)","atara":" son pişmanlık fayda vermez etmez vermek etmek","anlami":"iş işten geçtikten sonra pişman olmanın yararı yoktur.","anahtar":"vermek, etmek","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"11475","sozum":"şafak sökmek","atara":" şafak sökmek şafak","anlami":"sabahleyin ortalık aydınlanmaya başlamak: 'Şafak sökerken evden çıkıyor, akşam karanlığında dönüyordu.' -<\/i>R. Enis.","anahtar":"şafak","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"11599","sozum":"şifa bulmak","atara":" şifa bulmak şifa","anlami":"iyi olmak, onmak.","anahtar":"şifa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"11600","sozum":"şifa niyetine","atara":" şifa niyetine şifa","anlami":"bir kimseye ilaç verilirken 'iyi olması, fayda sağlaması dileğiyle' anlamında kullanılan bir söz.","anahtar":"şifa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"11601","sozum":"şifa vermek","atara":" şifa vermek şifa","anlami":"iyi etmek, sağlığına kavuşturmak: 'Hastalara türlü maceralarla şifa vermesini ben bilirim.' -<\/i>Y. K. Karaosmanoğlu.","anahtar":"şifa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"11602","sozum":"şifayı bulmak (kapmak)","atara":" şifayı bulmak kapmak şifa","anlami":" tkz.<\/i> hastalanmak veya hastalığı artmak: 'Aksırık öksürük derken kızcağız şifayı kapmış.' -<\/i>A. İlhan.","anahtar":"şifa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"11870","sozum":"tayfanın akıllısı, geminin dümeninden uzak durur","atara":" tayfanın akıllısı geminin dümeninden uzak durur durmak","anlami":"akıllı işçi, beceremeyeceği yönetim işine el atmaz.","anahtar":"durmak","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"11884","sozum":"tecahülüarifaneden gelmek","atara":" tecahülüarifaneden gelmek tecahülüarifane","anlami":"bilmez gibi davranmak.","anahtar":"tecahülüarifane","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"12200","sozum":"turfa olmak","atara":" turfa olmak turfa","anlami":"değerini yitirmek, çürümek: 'Turfa oldu artık eski felsefe.' -<\/i>Y. Z. Ortaç.","anahtar":"turfa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"12282","sozum":"ufak at da civcivler yesin","atara":" ufak at da civcivler yesin atmak yemek","anlami":"çok yalan söyleyen veya olayları abartan kişilere inandırıcı olmadığını belirtmek için söylenen bir söz.","anahtar":"atmak, yemek","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"12314","sozum":"umut, fakirin (garibin) ekmeğidir","atara":" umut fakirin garibin ekmeğidir garip ekmek","anlami":"yoksul kişi, hep yakında bolluğa, rahata kavuşma umudu içinde yaşar.","anahtar":"garip, ekmek","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"12320","sozum":"un ufak etmek","atara":" un ufak etmek un","anlami":"çok ufak kırıntılar durumuna getirmek, parçalamak: 'O solucanları un ufak eden çocukların hırsına kapılmıştı.' -<\/i>T. Buğra.","anahtar":"un","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"12321","sozum":"un ufak olmak","atara":" un ufak olmak un","anlami":"çok ufak kırıntılar durumuna gelmek, parçalanmak: '... bir yer sarsıntısı ile un ufak olan evlerde yaşıyorlardı.' -<\/i>M. Ş. Esendal.","anahtar":"un","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"12431","sozum":"üstüme (üstümüze, üstünüze) sağlık (iyilik sağlık, şifalar)","atara":" üstüme üstümüze üstünüze sağlık iyilik sağlık şifalar üst","anlami":"1) 'Tanrı esirgesin, üstümden uzak olsun' anlamında kullanılan bir iyi dilek sözü; 2) şaşma, şaşkınlık belirtmek için kullanılan bir söz; 3) kötü bir durumdan söz ederken konuşanın dinleyene söylediği iyi dilek sözü.","anahtar":"üst","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"12620","sozum":"vurup kafayı yatmak (uyumak)","atara":" vurup kafayı yatmak uyumak vurmak","anlami":"uykusu geldiğinde hemen yatmak.","anahtar":"vurmak","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"12858","sozum":"yatsının faziletini güveyden sormalı","atara":" yatsının faziletini güveyden sormalı sormak","anlami":"eskiden gerdeğe yatsı namazından sonra girildiğinden güvey için yatsı çok önemliydi tıpkı bunun gibi birçok kimse için önemli bulunmayan bir durum kimi kişiler için özel bir önem taşır.","anahtar":"sormak","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"12949","sozum":"yeni dosttan vefa gelmez","atara":" yeni dosttan vefa gelmez gelmek","anlami":"aralarında ufak tefek dargınlıklar olsa bile eski dostlar birbirlerine düşman olmazlar, yeni kazanılan dostlarla arada henüz sıkı bir bağ oluşmadığı için bu durum söz konusu değildir.","anahtar":"gelmek","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"13421","sozum":"zaafa düşmek","atara":" zaafa düşmek zaaf","anlami":"zaafa kapılmak: 'Korktuğumuzu, zaafa düştüğümüzü hissederlerse, büsbütün üstümüze gelirler.' -<\/i>A. Kulin.","anahtar":"zaaf","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"13422","sozum":"zaafa kapılmak","atara":" zaafa kapılmak zaaf","anlami":"direnme gücü gösterememek: 'Genç adamı her gördüğünde, zaafa kapılarak bütün hakaretlerini bağışlar olmuştu.' -<\/i>A. Kulin.","anahtar":"zaaf","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"13423","sozum":"zaafa uğramak","atara":" zaafa uğramak zaaf","anlami":"eksikliği, yetersizliği belli olmak: 'Hayatımı karartan bir adamı bile teşhiste zaafa uğradım.' -<\/i>O. Aysu.","anahtar":"zaaf","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"13498","sozum":"zengin arabasını dağdan aşırır, fakir düz ovada yolunu şaşırır","atara":" zengin arabasını dağdan aşırır fakir düz ovada yolunu şaşırır aşırmak şaşırmak","anlami":"zengin, para gücüyle güçlükleri yenerken yoksul, parasızlık yüzünden en kolay işi bile başaramaz.","anahtar":"aşırmak, şaşırmak","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"13503","sozum":"zenginin sermayesi kasasında, âlimin sermayesi kafasında","atara":" zenginin sermayesi kasasında âlimin sermayesi kafasında ","anlami":"zengin kişinin zenginliği parasıdır, her işini parayla kolayca yaptırır; bilgin kişinin zenginliği ise kafasındaki bilgisidir, düşüncesidir.","anahtar":"","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"13537","sozum":"zifafa girmek","atara":" zifafa girmek zifaf","anlami":"gerdeğe girmek: 'Zifafa girdiği gece kaynatası ölüverdi.' -<\/i>Ö. Seyfettin.","anahtar":"zifaf","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"13604","sozum":"zürafa gibi","atara":" zürafa gibi zürafa","anlami":"ince, uzun boylu, uzun boyunlu (kimse).","anahtar":"zürafa","turu2":"Deyim","gosterim_tarihi":null},{"soz_id":"13605","sozum":"zürefanın düşkünü, beyaz giyer kış günü","atara":" zürefanın düşkünü beyaz giyer kış günü giymek","anlami":"daha önce iyi bir durumda olan kişi bu konumunu kaybettiğinde uygun olmayan, yersiz davranışlarda bulunur.","anahtar":"giymek","turu2":"Atasözü","gosterim_tarihi":null}]